Brent Petrol Fiyatları 50 $'a Gerileyecek mi?

Analiz-Yorum

ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşı petrol fiyatları üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor. Tarafların bir türlü anlaşmaya varamaması ve üstüne üstlük her

Analiz-Yorum

ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşı petrol fiyatları üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor. Tarafların bir türlü anlaşmaya varamaması ve üstüne üstlük her geçen gün gerilimin artmasının global bazda bir resesyona yol açmasından endişe duyuluyor. Hatırlanacağı üzere Trump, Çin mallarına uygulanan yüzde 25 gümrük vergisini yüzde 30'a yükselttiğini açıkladıktan sonra Çin 75 milyar dolarlık ABD ürününe ek vergi getirerek karşı misillemede bulunmuştu. Pekin ise G7 zirvesi öncesinde, Amerikan ürünlerine ek gümrük vergisini artıracağını duyurmuş, ardından Trump ise tüm Çin mallarına ek gümrük vergisi getirileceğini söylemiş ve Amerikan şirketlerine Çin'den çekilme çağrısı yapmıştı. Dünyanın GSYİH' ya göre en büyük iki ülkesi olan ABD ve Çin' in karşılıklı misillemelerinin küresel talebi olumsuz etkileyeceğine yönelik beklentiler petrol fiyatlarının gerilemesine yol açarken, 2019 yılının son çeyreğine doğru ilerlediğimiz şu günlerde global arz / talep dengesi, jeopolitik riskler ve ticaret gerilimi petrol fiyatları üzerindeki belirleyiciliğini sürdürüyor.


Brent Petrol Fiyatları 50$'a Gerileyecek mi?

Üretimde yeni teknolojilerin kullanılması; maliyetleri, dolayısıyla da fiyatları geriletecek bir faktör olarak karşımıza çıksa da, petrol fiyatlarında kısa vadede arz miktarı belirleyici oluyor. Petrol fiyatlarına ilişkin bir tahminde bulunabilmek için kısa vadede arz kaynaklı, uzun vadede ise talebe yönelik gelişmelerin takip edilmesi gerekiyor.

Ticaret savaşı ve jeopolitik risklerin yarattığı belirsizlik, küresel istikrarın önündeki en büyük engel olarak karşımıza çıkmaya devam ederken; global ticaret hacminin daraldığı ve resesyon ihtimalinin kuvvetlendiği, öncü gösterge olan makroekonomik verilere de yansıyor. ABD ve Çin İmalat PMI endekslerindeki gerileme, satın alma müdürlerinin geleceğe dönük karamsar beklentilerinin olduğunu ortaya koyuyor. Çin'den sonra Avrupa ve Japonya gibi net ihracatçı konumundaki ülkelerin ABD'nin hedef tahtasına oturması global ticaret hacminin daha da daralmasına neden olacak riskler arasında yer alıyor. Global yatırım bankaları da petrol talebi büyüme beklentilerini düşürmeye devam ediyorlar.
Öte yandan global petrol talebindeki gerileme ihtimali yukarıda saydığımız nedenlerden dolayı oldukça kuvvetli gözükürken, OPEC'in Temmuz ayında aldığı günlük 1 Milyon 200 bin varillik üretim kısıntısı kararının Brent petrol fiyatlarının aşağı yönlü trendinin değiştirmesini beklemiyoruz. Petrol arzındaki kısıntılar ve jeopolitik riskler düşen fiyatları desteklemeye devam etse de arz yönlü etkilerin petrol fiyatları üzerindeki etkileri kısa süreli oluyor.

Brent petrol fiyatları geride bıraktığımız 10 senede oldukça dalgalı bir seyir izlerken, 2008 yılında varil fiyatı 147 $ ile rekor seviyeye ulaşmış, petrol arzındaki genişlemeye bağlı olarak 2015 yılında 35 $ seviyelerine kadar düşmüştü. Mevcut durumda 59 $ seviyelerinde bulunan Brent petrolde orta vadede düşüş eğiliminin süreceğini, global büyümenin yavaşlaması ve ticaret savaşının derinleşmesi durumunda, global petrol talebindeki azalmaya bağlı olarak son 3 ay içerisindeki düşüş eğiliminin devamı niteliğinde, varil fiyatının 50 $ seviyelerine kadar gerileyebileceğini öngörüyoruz. Bununla birlikte OPEC' in Aralık ayındaki toplantıda üretim politikasını değiştirme, ufak çaplı jeopolitik belirsizlikler ve ABD-Çin'in ticaret savaşı konusunda anlaşma sağlaması durumunda orta vadede 60-65 $ bandı için hareket alanı açık gözüküyor.

Alan Yatırım A.Ş.
1.7b
Okunma