Haftalık piyasa değerlendirmesi



Bayram tatili nedeniyle geçen haftanın ilk üç işlem gününde yurt içi piyasalar işlem görmezken küresel piyasalar hareketli bir üç gün geçirdi. Bu



Bayram tatili nedeniyle geçen haftanın ilk üç işlem gününde yurt içi piyasalar işlem görmezken küresel piyasalar hareketli bir üç gün geçirdi. Bu tarafta geçen hafta pazar günü Arjantin'de yapılan ön seçimlerde mevcut başkanın seçimi kaybedebileceğini göstermesi Arjantin'e yönelik siyasi riskleri artırdı.

Arjantin'e yönelik bozulan risk algısı gelişen ülke varlıklarının genelinde bir değer kaybını beraberinde getirdi. Aynı zamanda Hong Kong'da yaşanan protestolar jeopolitik ve siyasi riskleri artıran bir diğer gelişme oldu. Tüm bu gelişmelere ek olarak çarşamba günü Almanya ve Çin'de zayıf gelen ekonomik verilerin büyümeye endişelerini tekrardan gündeme taşıması ve getiri eğrisindeki negatife dönüş ile ABD'de başlayan resesyon tartışmaları risk iştahını baskılamaya devam etti.

Bayram tatili nedeniyle işlem görmeyen Borsa İstanbul küresel piyasalarda yaşanan bu gelişmeler haftanın son iki işlem gününde fiyatladı. Geçen hafta ticaret savaşlarına ilişkin endişeler bir miktar yatışsa da bu konudaki belirsizlik sürüyor. Aynı zamanda küresel tahvil faizlerindeki düşüş ve getiri eğrilerinin negatife dönmesi resesyon tartışmalarını gündeme taşıyor.

Küresel büyümeye yönelik kaygılar risk iştahını baskılayan temel gelişme olurken önümüzdeki süreçte açıklanacak ekonomik veriler ve merkez bankalarının bu konudaki duruşları fiyatlamalar üzerinde belirleyici olacaktır. Küresel büyümeye ilişkin endişeler artış kaydetti 2018 yılının ikinci yarısından bu yana piyasaların gündemini meşgul eden ticaret savaşlarının etkileri piyasalarda ve ekonomiler üzerinde etkisini hissettiriyor.

Küresel ticaret hacmi mevcut süreçte baskılanırken 2018 yılının son çeyreğinden itibaren küresel piyasaların gündeminde büyüme tarafındaki yavaşlama endişeleri ön plana çıkıyor. Bu tarafta mayıs ayından sonra tekrar alevlenen ticaret savaşları ekonomilerdeki beklentiler ve aktiviteler üzerinde etkili olurken, 2019 yılında açıklanan ekonomik veriler küresel çapta büyümenin yavaşladığı ve enflasyon tarafında hedeften uzaklaşmaya işaret ediyor.

Geçen hafta Almanya ve Çin'de açıklanan ekonomik verilerin beklentinin altında kalarak bu taraftaki yavaşlamanın beklenenden daha şiddetli olduğunu göstermesi büyüme endişelerini tırmandırırken geçen hafta içerisinde risk iştahı zayıf seyrini sürdürdü. Güvenli liman talebi gücünü korumaya devam ederken yurt dışında bozulan beklentiler TL varlıkların seyri üzerinde de etkili oldu. Bu tarafta özellikle Avrupa'daki yavaşlama daha şiddetli gerçekleşirken bunu Çin ve ABD'deki yavaşlama izliyor. Dünyanın en büyük iki ekonomisi arasında süregelen anlaşmazlıklar da mevcut süreci daha zor bir hale taşıyor.

Büyümeye ilişkin endişelerin ön planda kalmaya devam ettiği süreçte açıklanacak ekonomik veriler önemini korumayı sürdürecek. Büyümeye ilişkin bozulan beklentiler ve artış kaydeden endişeler ile süregelen ticaret savaşları küresel çapta merkez bankalarının daha güvercin bir duruş sergileyeceğine ilişkin olasılıkları artırıyor. Geçen hafta zayıf gelen ekonomik veriler sonrasında merkez bankalarına dair faiz indirim ihtimalleri güç kazanırken küresel çapta bazı merkez bankalarından faiz indirimlerinin gelmeye başladığı görülüyor.

Yıl sonuna kadar Fed'den faiz indirimi geleceğine dair fiyatlamalar ön plana çıkarken ECB'nin de faiz indiriminin yanında güçlü bir ekonomi destek programı açıklaması gerektiğine dair düşünceler güç kazanıyor. Tüm bu beklentiler küresel çapta daha düşük faiz ortamına işaret ederken küresel tahvil piyasasında da bu beklentiler karşılık buluyor. Küresel tahvil faizleri bir süredir aşağı yönlü bir seyir izlerken geçen hafta açıklanan zayıf ekonomik verilerle birlikte faizlerdeki düşüşlerin hız kazanması dikkat çekiyor. Geçen hafta ABD ve İngiltere de 2 - 10 yıllık tahvil faizlerinin farkından elde edilen getiri eğrilerinin negatife dönmesi olası resesyon tartışmalarını da beraberinde getirdi.

Ticaret savaşlarının gelişimi piyasaların yönü üzerinde belirleyici olacak

Son haftalarda tekrar alevlenen ticaret savaşları küresel risk iştahını baskılayan gelişmeler olurken başta hisse piyasaları olmak üzere riskli varlıklarda satışları beraberinde getirirken güvenli liman talebi güç kazandı. Geçen hafta da genel olarak risk iştahı zayıf seyrini sürdürürken ticaret savaşlarına dair ABD Başkanı Trump'tan gelen açıklamalar ile gelişmeler yakından takip edildi.

Geçen hafta salı günü ABD Ticaret Temsilcisi "sağlık, bazı diğer faktörler" nedeniyle bazı Çin ürünlerine yönelik yeni ek gümrük vergilerinin 15 Aralık'a kadar erteleneceğini bildirdi. Daha önce 300 milyar dolar değerindeki Çin ürününe 1 Eylül'den itibaren yüzde 10'luk ek gümrük vergisi getirileceğini açıklanmıştı. Bu gelişme bir miktar ticaret savaşlarına ilişkin endişeleri hafifletse de Çin ABD'nin yüzde 10 yeni tarife ile Trump-Xi anlaşmasını ihlal ettiğini söyledi.

Çinli yetkililer ayrıca ABD'nin hamlelerine karşı önlemler alınması gerektiğini ve ABD'nin anlaşmazlığı çözmek için doğru yoldan saptığını söyledi. Haftanın son işlem gününde ABD Başkanı Donald Trump, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile "çok yakın bir zamanda" ticaret üzerine telefon görüşmesi yapacağını söyledi. Ek gümrük vergisinin ötelenmesi ve yakın bir zamanda görüşme olabileceğine yönelik söylemler her ne kadar Çin tarafında olumlu bir beklenti oluşturmasa da ticaret savaşlarına ilişkin endişeleri bir miktar yatıştırdı. Ancak halen daha ticaret savaşlarına belirsizlik sürerken bu konuda piyasaların somut gelişme görmeyi istedikleri söylenebilir.

Geçen hafta ekonomik veriler yakından izlendi

ABD'de TÜFE temmuz ayında aylık %0,3 artarken yıllık bazda %1,6'dan 1,8'e yükseldi. Bu yükseliş Fed'in gelecek toplantısında faiz indirim beklentisini değiştirmek için yeterli bulunmuyor. ABD'de perakende satışlar temmuz ayında beklenenden hızlı artarak %0,7 ile son dört ayın en hızlı yükselişini gerçekleştirdi. Sanayi üretiminde ise artış kaydedilmesi beklenirken %0,2 gerileme yaşandı.

Euro Bölgesi'nde İtalya krizi ve Avrupa'nın en büyük ekonomisi olan Almanya'nın küresel ticaret savaşlarının Alman ihracatını etkilemesiyle bu yılın ikinci çeyreğinde %0,1 daralma kaydetmesi euro üzerindeki baskıyı artırdı. Almanya ve Çin'den gelen veriler resesyon endişelerinin artış kaydetmesinde etkili oldu. Yurtiçinde işsizlik oranı mayıs ayında geçen yılın aynı ayına göre 3,1 puan artarak %12,8'e yükseldi. Merkezi yönetim bütçesinde, temmuz ayında 9,9 milyar lira fazla, ocak-temmuz döneminde ise 68,7 milyar lira açık kaydedildi. Temmuzda bütçe gelirlerini ağırlıklı olarak vergi dışı gelirlerin desteklediği görüldü. Bütçe harcamaları tarafında cari transferler ve personel giderleri belirleyici olmaya devam etti.

Sanayi üretimi haziran ayında aylık bazda %3,7, yıllık %3,9 geriledi. Aylık bazda gözlenen olumsuz sürprize en yüksek katkı 3,7 puan ile imalat sektöründen geldi. Ana sanayi grupları bazında aylık olarak yalnızca dayanıklı mallarda artış görülürken; ara malı, dayanıksız tüketim, enerji ve sermaye malı gruplarının tamamı aylık bazda negatif katkı verdi. BIST-100'de satıcılı seyir devam etti.

Bayram tatili nedeniyle kısalan haftada BIST-100 Endeksi aşağı yönlü bir seyir izledi. Küresel çapta zayıf seyreden risk iştahı ve yurt dışı piyasalardaki zayıf görünüm BIST-100 Endeksi'ni baskılayan temel gelişmeler oldu. Arjantin tarafında artan siyasi risklerin gelişmekte olan ülke varlıkları üzerinde baskıyı artırması ve Türkiye'nin 5 yıllık CDS primlerinin tekrar 400'lü seviyelerin üzerine çıkması da endekste zayıf bir seyre neden olan diğer faktörler olarak sıralanabilir.

Geçen haftanın son iki işlem günü işlem gören BIST-100 Endeksi 98.530 – 95.730 seviyeleri arasında aşağı yönlü bir seyir izlerken bankacılık sektöründe yoğunlaşan satışlar dikkat çekti. Endeks haftayı test ettiği en düşük seviyeden tamamlarken teknik görünüm zayıf seyrini sürdürdü. Aynı zamanda 200 günlük basit hareketli ortalamanın geçtiği ve önemli bir seviye olarak ön plana çıkan 96.000 altındaki seviyeler de test edildi.

Önümüzdeki günlerde 200 günlük ortalamanın altında kapanışların sürmesi durumunda satışların hız kazandığı ve teknik görünümün daha da zayıfladığı görülebilir. Bu durumda 94.500 - 93.000 ve 92.100 seviyeleri gündeme gelebilir. Yaşanabilecek tepki alımlarında ise 97.250 - 97.700 ve 98.500 direnç seviyeleri olarak izlenebilir. Tepki alımlarının güç kazanabilmesi için 98.500 üzerinde kapanışlara ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz.

BIST-100'ün seyri üzerinde önümüzdeki süreçte ticaret savaşlarının seyri ve küresel büyüme endişelerine yönelik gelişmeler belirleyici olacaktır. Yurt dışı piyasalardaki zayıf seyrin devam etmesi halinde endeks üzerindeki satış baskısının etkisi sürebilir.

Dolar/TL geçen haftayı yükselişle tamamladı

Dolar/TL kuru geçtiğimiz hafta 5,49 ile 5,63 seviyeleri arasında dalgalanırken yurtdışındaki gelişmeler neticesinde yükseliş kaydetti. Geçtiğimiz hafta pazar günü Arjantin'de yapılan ön seçimlerde mevcut devlet başkanı Macri'nin %32 oyla 2.sırada yer alması hali hazırda kırılgan ekonomik görünüme sahip ülkede siyasi belirsizlikleri artırdı.

Sonucun ardından gelişmekte olan para birimlerine yönelik artan endişeler bu ülke para birimlerinin genel olarak zayıf performans sergilemesine neden oldu. Son dönemde benzerlerine göre oldukça pozitif ayrışan TL'nin Arjantin'e yönelik risklerin ardından olumlu performansını bu hafta kısmen törpülediğini izledik. Hafta başında bu gelişmeler ışığında 5,63 ile 29 Temmuz'dan bu yana en yüksek seviyelerini test eden kurda devam eden günlerde ABD'deki resesyon endişeleri ve ABD-Çin ticaret savaşlarına yönelik açıklamalar takip edildi.

Hafta ortasında ABD getiri eğrisinin 2007 yılından bu yana ilk defa negatife dönmesi resesyon sinyali olarak yorumlanırken ABD'de açıklanan verilerin çoğunluğunun beklentileri aşması küresel dolar endeksinin değerlenmesine yol açtı. Bayram tatili nedeniyle yurtiçi tarafta haber akışı sınırlı kalırken hafta ortasında bakan Çavuşoğlu'nun ABD ile geçen hafta uzlaşıya varılan güvenli konusunun detaylandırılması gerektiğini belirtmesi kısa süreliğine de olsa jeopolitik riskleri gündeme getirdi.

İleriki süreçte Suriye konusu ve dolaylı yoldan ABD-Türkiye ilişkileri tekrardan kur hareketlerinde etkili olacaktır. Önümüzdeki hafta yurtiçinde önemli bir veri akışı bulunmazken ABD tarafında çarşamba FOMC tutanakları, perşembe ağustos ayı öncü PMI rakamları, cuma ise başkan Powell'ın konuşması yakından takip edilecektir. Dolar/TL kurunda bu hafta yukarıda 5,62-5,64 bölgesi güçlü direnç seviyesi olarak izlenmeye devam edilecektir. Bu seviyeyi aşan yükselişlerde sırasıyla 5,67 ve 5,70 seviyeleri telaffuz edilebilir. Geri çekilmelerde ise 5,54 ara desteğinin altında 5,49 ve son 4,5 ayın en düşüğü 5,44 seviyeleri destek noktaları olarak izlenecektir.



Gedik Yatırım




148
Okunma