Hürmüz Boğazı'ndaki arz riski petrol fiyatlarını destekliyor
İstanbul, 17 Ağustos (Hibya) – Trive Yatırım, ABD-İran geriliminin Hürmüz Boğazı üzerinden haftanın ana gündem maddesi olduğunu, boğazdaki gemi trafiğinin ciddi şekilde gerilemesinin petrol piyasasında kalıcı arz riskine işaret ettiğini duyurdu.
Trive Yatırım tarafından yayımlanan Günlük Forex Bülteni'nde, ABD Başkanı Donald Trump’ın yükselen benzin fiyatlarının İran baskısının kabul edilmesi gereken bir maliyeti olduğunu savunduğu ve Hürmüz'ü ABD toprağı ilan edebileceğini söylediği belirtildi. İran’ın ise boğazın kendi kontrolünde olduğunu vurguladığı ve müzakereye dönüş kararının henüz bulunmadığı aktarıldı.
Söylemlerdeki sertleşmeyle birlikte Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğinin de çöktüğü, cumartesi yalnızca beş geçiş yaşanırken pazar günü hiç geçiş olmadığı kaydedildi. Bu tablonun geçici bir aksaklıktan çok kalıcı arz riskine işaret ettiği belirtildi. Petrolün haftaya yükselişle başladığı, Brent’in 89,40 doları, WTI’ın 82,83 doları gördüğü ve her iki kontratın da önceki haftayı yüzde 5’in üzerinde yükselişle tamamladığı aktarıldı. Ancak zayıf küresel talep risk priminin fiyatlara tam yansımasını sınırladığı ifade edildi.
İran’ın ayrıca ABD askerlerine yönelik bilgi ödülünü 60 bin dolara çıkardığı, bunun tarafların asimetrik araçları çeşitlendirmeye devam ettiğini ve gerilimin kısa vadede sönmeyeceğini gösterdiği kaydedildi. Altında beklenen güçlü yukarı kırılımın gerçekleşmemesinin kısa vadeli düzeltme riskini öne çıkardığı belirtilirken, Fed beklentilerinin yumuşaması ve dolardaki baskının orta vadeli makro hikayeyi bozmadığı ifade edildi. ABD’de zayıf perakende satışları ve ılımlı enflasyon verilerinin Warsh dönemine dair şahin Fed fiyatlamasını geri çektiği, eylülde faiz artışı olasılığının yüzde 50’den yüzde 30’un altına indiği, 2 yıllık getirinin yüzde 4,15’e gerilediği ve doların Mayıs’tan bu yana en düşük seviyelere yaklaştığı aktarıldı.
Goldman Sachs’ın mevcut fiyatlamayı hala fazla şahin bulduğu belirtilirken, Jan Hatzius’a göre eylülde faiz artışı ihtimalinin düşük olduğu ve enflasyon görünümünün iyileşmeye devam edeceği kaydedildi. Faiz artış priminde daha fazla gerileme alanı bulunduğu, ancak yüksek kamu borçlanması ve yapay zeka şirketlerinin sermaye harcamalarının uzun vadeli faizlerin aynı ölçüde düşmesini engelleyebileceği ve bunun getiri eğrisinde dikleşme ihtimalini güçlendirebileceği ifade edildi.
Japonya ekonomisinin ikinci çeyrekte yıllıklandırılmış yüzde 1,1 büyüyerek yüzde 2’lik beklentinin altında kaldığı, özel tüketim ve sermaye harcamalarındaki zayıflığın iç talebin kırılganlığına işaret ettiği belirtildi. Buna rağmen BOJ’un eylülde faiz artırma olasılığının piyasada yüzde 80 seviyesinde fiyatlandığı, bu beklenti ve mali risk priminin Japon tahvillerindeki satışı derinleştirdiği aktarıldı. 10 yıllık getirinin yüzde 2,93’e, 30 yıllık getirinin ise yüzde 4,06’ya çıkarak tarihi zirvelere yaklaştığı kaydedildi.
Raporda, Hürmüz'deki fiziksel arz riskinin petrolde haftanın ana fiyatlama unsuru olduğu, zayıflayan ABD verilerinin Fed beklentilerini yumuşattığı, Goldman Sachs’ın fiyatlamayı hala şahin bulduğu, altında teknik düzeltme riskinin öne çıktığı ve Japonya’da zayıf büyümeye rağmen BOJ ile mali risk priminin tahvil getirilerini yüksek tuttuğu belirtildi.
Hibya Haber Ajansı
