Türkiye İMSAD, Deprem Riski Altında Yaşam Bilinci Araştırması’nın sonuçlarını açıkladı

İstanbul, 12 Şubat (Hibya)- Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD), “Deprem Riski Altında Yaşam Bilinci” araştırmasının sonuçlarını açıkladı.

Türkiye İMSAD, Deprem Riski Altında Yaşam Bilinci Araştırması’nın sonuçlarını açıkladı

Türkiye İMSAD'ın sonuçlarını açıkladığı “Deprem Riski Altında Yaşam Bilinci” araştırması, Türkiye genelinde 7 bölgeden bin 67 kişiyle yürütüldü. Örneklem, TÜİK verileriyle uyumlu olacak şekilde cinsiyet, yaş, sosyoekonomik statü ve eğitim düzeylerine göre dengeli biçimde oluşturuldu. 

Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Küçükoğlu, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti: 

“Ülkemiz topraklarının yüzde 66’sı, nüfusumuzun ise yüzde 71’i orta ve yüksek riskli deprem bölgelerinde yaşıyor. Risk alanı tanımı genişletildiğinde bu oran yüzde 90’a kadar çıkıyor. Her büyük depremin ardından toplum olarak tüm dünyaya örnek bir dayanışma sergiliyoruz. Arama kurtarmada, yardımlaşmada ve yaraları sarmada çok büyük bir güç ortaya koyuyoruz. Bu tablo, korkuya teslim olmayan bir toplum olduğumuzu gösteriyor."

İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Küçükoğlu, zamanla gündemin değiştiğine dikkat çekerek, deprem sonrası gösterilen refleksin çok güçlü olduğunu belirtti. 

"Ancak zaman geçtikçe hayat normale dönüyor, korkuyu yeniyoruz ve deprem gündemden düşüyor. Oysa depremle mücadeleyi anlık reflekslerle sınırlamadan, kalıcı bir kolektif bilinç ve topyekûn mücadele anlayışıyla yürütmek zorundayız." ifadelerini kullanan Küçükoğlu, Türkiye’de her gün onlarca, her yıl on binlerce deprem olduğunu, depremin bu coğrafyada yaşamanın doğal bir parçası olduğunu aktardı.

Araştırmanın ortaya koyduğu tabloyu da değerlendiren Küçükoğlu, “Deprem Riski Altında Yaşam Bilinci araştırmamız toplumun depremi nasıl algıladığını ne kadar kaygı duyduğunu ne kadar hazırlandığını ve en önemlisi nerede tıkandığımızı gösteriyor. Veriler çok net: Türkiye depremi biliyor, depremden korkuyor ama yeterince depreme hazırlanmıyor." dedi. 

“Deprem Riski Altında Yaşam Bilinci” araştırmasının sonuçlarına göre katılımcıların yüzde 58,3’ü deprem konusunda kaygı taşıdığını belirtirken, her 10 kişiden yaklaşık 6’sı gündelik hayatında “ya olursa” duygusunu zihninin bir köşesinde taşıyor. Bu kaygı kadınlarda daha da belirginleşiyor; kadın katılımcılarda oran yüzde 67,7’ye yükseliyor.

Toplumun yüzde 59,8’i hayatını ciddi biçimde etkileyen bir deprem deneyimi yaşamış durumda. Katılımcıların yüzde 40,6’sı önümüzdeki beş yıl içinde yıkıcı bir deprem yaşanma ihtimalini yüksek görürken, yüzde 45,5’i ise kendisini depreme hazır hissetmediğini ifade ediyor. 

Araştırma kapsamında katılımcılara yaşadıkları bölgeyi ne kadar riskli gördükleri sorulduğunda ortaya çıkan tabloya göre katılımcıların yüzde 54’ü yaşadığı bölgeyi deprem açısından “çok riskli” olarak tanımlıyor. 

Zorunlu Deprem Sigortası (DASK) sahiplik oranı yüzde 41,6 seviyesinde kalırken, toplumun yarıdan fazlası olası bir deprem sonrasında ekonomik güvenceye sahip olmadan yaşamını sürdürüyor. 

Ayrıca katılımcıların yüzde 55,2’si acil durumlarda toplanma alanının yerini bilmediğini belirtiyor. Araştırmaya göre toplumun yüzde 73,1’inin evinde deprem çantası bulunmuyor. 

Katılımcıların yüzde 45,6’sı evinde hiçbir eşyayı sabitlemediğini belirtirken, yüzde 22,1’i yalnızca bazı eşyaları sabitlediğini ifade ediyor. Tüm eşyalarını sabitleyenlerin oranı ise yüzde 32,2’de kalıyor. 

Bununla birlikte katılımcıların yüzde 59,4’ü oturduğu binayı deprem açısından güvenli bulduğunu belirtirken, yüzde 74,5’i binası için bugüne kadar hiçbir risk tespiti yaptırmadığını söylüyor. 

Araştırma sonuçlarına göre katılımcıların yüzde 42,5’i güçlendirme ve dönüşüm süreçleri hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığını belirtirken, yüzde 57,7’si kentsel dönüşüm desteklerini tanımadığını ifade ediyor. Ayrıa katılımcıların yüzde 71,2’si doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmakta zorlandığını söylüyor. 

Katılımcıların yüzde 39,7’si kişisel çabaların sonucu etkilemeyeceğini düşünürken, yüzde 60,3’ü ise alınan önlemlerin depremde çok şeyi değiştireceğine inanıyor.

  Hibya Haber Ajansı