TÜSİAD Başkanı Turan: “Kadınların yoğun olduğu sektörlerde otomasyon riski daha yüksek”

Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Orhan Turan, çalışma hayatında kadınların yoğun olduğu sektörlerde otomasyon riskinin daha yüksek olduğunu söyledi.

TÜSİAD Başkanı Turan: “Kadınların yoğun olduğu sektörlerde otomasyon riski daha yüksek”

TÜSİAD Başkanı Turan, 15. Rekabet Kongresi'nde gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Dünyada büyük güçler arasında rekabetin ve gerilimlerin giderek arttığı zorlu bir dönemden geçildiğine dikkati çeken Turan, ardı ardına yaşanan çoklu kriz ortamında uluslararası ticaretin önemli bir kısmının gerçekleştiği küresel tedarik zincirinin de yeniden şekillendiğini vurguladı.

Turan, dünyada yaklaşık 40 yıldır hüküm sürmüş olan serbest ticaret yaklaşımının yerini dost ve müttefiklerle ticarete bırakmaya başladığını gözlemlediklerini belirterek, “Bu süreç ülkemiz açısından riskleri ve fırsatları barındırıyor. Bunları iyi değerlendirmeli ve bu süreci iyi yönetmeliyiz.” dedi.

“Hepinizin çok iyi bildiği gibi rekabet, iş dünyasının doğasından geliyor, iş dünyası dinamiktir. Bu yüzden rekabetin dinamikleri zaman içinde değişiyor. Biz de iş insanlar olarak bu değişimi anlamaya ve iş stratejimizi buna göre oluşturmaya azami özen gösteriyoruz.

Hiç şüphesiz Türkiye açısından en önemli gelişmeler Avrupa'da meydana geliyor. Ana ticaret ve yatırım ortağımız Avrupa Birliği gittikçe, istikrarsızlaşan dünyada, siyasi, ekonomik, sosyal direncini arttırmak üzere yeni bir yaklaşım geliştiriyor.

Bugünü yarınki rekabet gücüne bağlayacak olan birinci konu, hiç şüphesiz bugünden yapmamız gereken yatırımlardır. Yarının ekonomisinde rekabet edebilmek için sahip olmamız gereken teknoloji ve temiz üretim bugünden bu alanlara çok ciddi yatırımlar yapmamız gerekiyor.

Bunun için ön koşul ekonomik ortamın yatırımlar için elverişli olmasıdır. Son 10 yılda ekonomik açıdan öngörülebilirliğin azaldığı ve oynaklığın son derece yüksek olduğu bir dönemin ardından yeni ekonomik yönetimle birlikte politikalarda belirgin bir değişime gidildi. Para politikasında geleneksel politikalara dönüş ve sadeleşmeyle beraber yatırım için başlıca şart olan öngörülebilirlik doğrultusunda hızla mesafe almaya başladık.

Avrupa Birliği yeni büyüme stratejisi olarak tanımladığı yeşil mutabakat çerçevesinde kapsamlı strateji izliyor. Avrupa Birliği, bir yandan güçlü bir sanayi politikası izlerken, diğer yandan da Avrupa Birliği aday ülkeleri ve ana ekonomik ortakları öncelikli olmak üzere küresel düzeyde de yeni işbirlikleri geliştiriyor.

Rekabet gücümüzün şekillenmesi açısından Avrupa yeşil mutabakat çerçevesinde dikkat çekilen bir uygulamada, sınırda karbon düzenlemesi mekanizması bu mekanizmayla emisyon yoğun ve AB'ye ihracatımızda önemli yer tutan sektörler rekabet gücü doğrultusunda etkilenecek. Bu mekanizmanın kapsamının önümüzdeki dönemde hem sektörel hem de değer zinciri boyunca geliştirmesini bekleniyor.

Dijital ve yeşil dönüşümü gerçekleştirebilmek için gerekli olan altyapı yatırımlarını yapmak, ilgili mevzuatları hızla uluslararası standartlara uygun hale getirmek, etkin vergi, teşvik ve finansman politikalarıyla süreci desteklemek gerekiyor. Bu çerçevede ülkemizdeki üretimin ve istihdamın büyük bölümünü gerçekleştiren KOBİ'lerdeki dönüşümü hızlandırmaya özel önem vermeliyiz.

Çalışma hayatında kadınların yoğun olduğu sektörlerde otomasyon riski daha yüksek. Teknoloji odaklı sektörlerde hemen her pozisyonda kadınlar aleyhine bir dağılım söz konusu. Bu faktörleri bir arada düşündüğümüzde teknolojik dönüşüm, mevcut eşitsizlikleri daha da derinleştirme riski taşıyor.”

Hibya Haber Ajansı